İkinci çocukta annelik

Kapat

Konu Oncesi Reklam

Kapat
X
 
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • İkinci çocukta annelik

    İKİNCİ ÇOCUKTA ANNELİK • Zannedildiği gibi; - İlk çocuğun pabucunu dama atan ikinci çocuk değil, bilakis annedir. - İlk çocuk, anneliğin ve annenin ilk göz ağrısıdır… İlk aşkıdır. - İlk çocuk, hamilelikten itibaren anneyi “anneliğe” hazırlamaya başlar. Annenin aylardır beklediği umut aslında anneliğe hazırlanıştır. - Çünkü anne ilk çocuktaki hamileliğinde öylesine anlam veremediği duygularla vakit geçirir ki, bu ilk çocuğun “anısına” o ilk annelik duygularının etkisiyle neredeyse ikinci çocuğu aklının ucundan bile geçirmez. • İkinci çocuk, sanki annedeki ilk çocuğun o bir türlü anlamlandıramadığı anılarına “isyan etme” gibi hissedilir çokcası, anne tarafından. - Bu nedenle ilk çocuğuna annelik için hazırlanan ve de anne olanlar, ilkin tek çocukta kalmayı yeğler. • Oysa bakıyoruz ki; - Bir şekilde ikinci çocuk dünyaya geldiğinde, o yere göğe sığdırılamayan ilk çocuk, anneden en fazla “zarar gören” çocuk oluyor. - En çok “ihmal” edilen oluyor. - En çok ruhsal zarara uğrayan oluyor. - Psikolojisi alt üst edilen çocuk oluyor. - Kimin tarafından biliyor musunuz: İkinci çocuğu anmak bile istemeyen anne tarafından. • Bu duygular, annenin isteyerek, tasarlayarak geliştirdiği hisler değildir. Durum tamamen, annenin duygularını idare edememesi ile ilgilidir. - Çünkü; - İkinci, üçüncü, dördüncü çocuk olsun… Her yeni bebek, anneyi “sıfırdan” anneliğe hazırlar, onu yepyeni bir anne yapar. Annenin ruhunun ince tellerine dokunan her bebek, anneyi kendine doğru bir “mıknatıs” gibi çeker ve onu basbayağı “yönetir”. - Her yeni bebek anneyi, sanki “büyüleyerek” kendi yörüngesine çekmeyi başarır. • İşte anneler, her yeni bebekteki bu sırrı tespit edemezlerse, yönetemezlerse… O efsunlu gücün güdümüne girmek suretiyle ilk çocuklarını yeni çocukları adına “ihmale” uğratırlar. - Böylece, ilk çocuğun sadece fiziksel, fizyolojik ihtiyaçlarını karşılamış olmakla “yetinme” gibi bir yanılgıya düşmeleri işten bile değildir. - Öyle ki; - İlk çocuklarının “her halleri” onları adeta rahatsız eder. - Örneğin: - “Hadi sen git arkadaşlarınla oyna… - Gürültü yapmasana, kardeşin uyanacak şimdi… - Sen az bekle de kardeşinin altını değiştireyim sonra sana sofra hazırlarım. - Sırıtıp durmasana karşımda evladım… - Ne var şimdi bunda gülünecek… - Ağlayacaksan karşımda dikilme, geç öbür odada ağla. - Sen büyüksün az sabret… Sen ablasın sonra yersin. - Evladım mahsus mu yapıyorsun bunu, neresi komik bunun…” şeklinde ilk çocuğun tebessüm etme, gülme, oynaşma, ağlama, zevk alma gibi duygularını bile anlayamayacak konuma gelebilir anne, ikinci çocukla birlikte. - Onun istekleri ertelenmekle, ötelenmekle, ihmal edilmekle… İkinci çocuğun duygularından ruhsal taleplerinden anne huzursuz olabilmektedir. • Çözüm: - Anneyi bu duygu karmaşasından kurtaracak olan neredeyse tek yöntem; - İlk çocuğuna, ikinci çocuğun kendisini hassaslaştırdığı, ruhunu “incelttiği” hali ile yönelmemesidir. - Zira ikinci çocuğun anneyi anneliğe hazırladığı ruh hali, sadece ikinci çocuğa aittir. Yani, ayni incecik ruh hali ile ikinci çocuğuna yönelen anne, onu anlayamaz, ona cevap veremez, onun ruhuna ulaşamaz. - Bu yüzden anne ikinci çocuğuna, ikinci çocuğun ona kazandırdığı ruh hali ile yönelmelidir. Yani ikinci çocuğuna yöneldiği ruh haline “düşüncelerini” de katmalıdır. Sadece duyguları ile yönelmemelidir. - Salt duyguları ile ise, yalnızca ikincisine yönelmelidir. • Hatırlarsınız: - İlk dört yıl boyunca çocuk,hem duygusal açıdan hem de davranışsal açıdan olabildiğince özgür olmalıdır diyorduk. - Kuralların adım adım devreye girmesi, yani duygusal özgürlüğünün sınırsız sürmesi ve fakat davranışsal özgürlüğünün devreye girmesi ise dört yaşından sonraki dönemdedir. - Bir şey daha: - İşte bu yüzden çocuklar arasındaki yaş farkının 3,5-4 yaş olması uygun olmaktadır. - Aksi halde, yaşları birbirine yakın olan çocuklara anne tamamen duygusal açıdan yönelmesi gerekir ki anneyi bu durum oldukça yıpratır. Yaşar beye bu paylaşımından dolayı teşekkürler.

Benzer Konular

Kapat

Konular İstatistik Son Mesaj
Started by Mine-Küçük, 16.04.16, 07:48
0 cevap var
142 gösterim
0 Beğeni
Son Mesaj Mine-Küçük
Son yazan Mine-Küçük
 
Started by Mine-Küçük, 16.04.16, 02:37
0 cevap var
152 gösterim
0 Beğeni
Son Mesaj Mine-Küçük
Son yazan Mine-Küçük
 
Started by Mine-Küçük, 16.04.16, 02:14
0 cevap var
120 gösterim
0 Beğeni
Son Mesaj Mine-Küçük
Son yazan Mine-Küçük
 
Started by Mine-Küçük, 16.04.16, 01:56
0 cevap var
72 gösterim
0 Beğeni
Son Mesaj Mine-Küçük
Son yazan Mine-Küçük
 
Started by Mine-Küçük, 16.04.16, 01:51
0 cevap var
85 gösterim
0 Beğeni
Son Mesaj Mine-Küçük
Son yazan Mine-Küçük
 

Baglanti Reklami

Kapat

Baglanti reklami mobil

Kapat

Çevrimiçi Kullanıcılar

Kapat

şu an 302 kullanıcı çevrimiçidir. Bunlardan 0 üye 302 ziyaretçidir.

Online Rekorumuz: 4.645 Üye ile 15.10.18 Tarihinde Saat 18:28 Gerçekleşmiştir.

İstatistikleri

Kapat

Topics: 2.579   Posts: 2.832   Members: 11.186   Aktif Üyeler: 0
Son kayıt olan üyemiz Sudemcansu hoş geldiniz

Bugün doğan üyelerimize sağlık, mutluluk ve esenlik dolu uzun bir yaşam dileriz...

Kapat

En Aktif Kullanıcılar

Kapat

There are no top active users.
Hazırlanıyor...
X